Search
  • Betul Altu

Pazarlama Çalışmalarınız Neden Kötü Gidiyor ve Nasıl Düzeltebilirsiniz?

Updated: Aug 29, 2021


Yüzleşmemiz gereken gerçekler var. Her pazarlama kampanyası başarılı olmak zorunda değildir. Hatta birçok pazarlama kampanyası çıkış tarihinden itibaren başarısız olmaya tabiidir. Bu başarısızlık oranını düzeltmek için ise en temeldeki problemleri ele almak gerekir.


Genelde pazarlamacılar, en temel prensipleri bir kenara bırakıp, yeni taktiklere kilitlenirler. Fakat bilmekte fayda var, yeni taktiklerin çoğu temel prensiplere dayanır, oradan türemiştir ve yok sayılması söz konusu olmamalıdır.




7 Pazarlama Problemi


O zaman yavaştan problemleri tespit edip, nasıl çözebileceğimize bakalım.

Bu yazıda, parmak sallayabileceğinizden çok daha fazla probleme yer veriyorum.


Eğer pazarlama kampanyalarınız çalışmıyorsa veya kötü performans gösteriyorsa bunun sebepleri aşağıdaki problemler olabilir:

  1. Yanlış hedef kitle

  2. Kötü / yanlış teklifler

  3. Anlamlı mesajlara odaklanmamak

  4. Altyapıyı önemsemeden hareket etmek ve sonradan oturtmaya çalışmak

  5. Belirli davranışlara yönelik optimizasyon yapmamak

  6. Yanlış zamanlarda yanlış kanalları kullanmak

  7. Datayı göz ardı etmek

Şimdi hepsini tek tek ele alalım.


Yanlış hedef kitle


Potansiyel müşterilerle konuşurken en çok karşılaştığım hatalı manzaradan bahsetmek istiyorum. Binlerce dolara mal olacak kampanyalar oluşturmanızı isteyip, 18-65 yaş aralığı, beyaz yaka olarak hedef kitle tanımı yapmak.


Maalesef çok geniş bir hedef kitleden bahsediyorsunuz. Pazarlama danışmanına başvurmadan önce hedef kitlenizi belirlemenizde, belirlediyseniz ve çalışan bir hedef kitle varsa analiz etmenizde fayda var.


Herkes sizin hedef kitleniz değildir. Eğer bu düşüncedeyseniz, en kısa zamanda bu düşünceyle vedalaşmalısınız.



Kötü / yanlış teklifler


"Teklif" ile neyi kastediyorum? Ziyaretçilerinize sunduğunuz her şey aslında belirli problemler için hazırlanan belirli çözümlerdir. Mesela bu bir lead magnet'e e-posta adresi bırakınca verilecek bir ücretsiz e-kitap olabilir ya da online bir hizmet.


Sağladığınız şey her neyse, bu hedef kitlenizin bir üyesini alır ve "ideal olmayan", funnel'ın dışında olma durumundan "funnel'ın en tepesi"ne girme durumuna çevirir, bu da sizin verdiğiniz tekliftir.


Ama bilin bakalım problem ne?


Çoğu teklif cidden korkunç.


Böyle rahat rahat yazdığım için üzgünüm ama gerçek maalesef bu. Örneğin kaç defa şöyle bir pop-up görmek için şöyle bir siteyi ziyaret ettiniz?

Neden newsletter'ınıza katılayım? Burada bana katacağınız değer ne? Neden e-posta kutumda bakmayacağım, değerden yoksun bir pop-uptan gelen fazladan bir yeni e-posta daha olsun ki? Neden 3 aşamalı bir form doldurayım? Tabii ki, bu site


nin bana katacağı herhangi bir değer olmadığı için funnel'a girmedim.


Anlamlı mesajlara odaklanmamak


Tekliflerle de örtüşen bir konu. Eğer mesajınız sıkıcıysa, insanların ilgisini çekmeyecektir. Mesajınız karmaşıksa, anlaşılmayacaktır. "If you confuse, you'll lose"


Bunun yerine pazarlama mesajlarınızı gün gibi açık yazmalısınız. Buna tüm kampanya bileşenlerini de dahil etmeyi unutmayın. E-posta, reklam metni, görseller, hepsinde açık olmalı ve bunu sürdürmelisiniz.


Brandinginiz ve konumlandırmanız da bir anlamda “mesajlaşma”dır, bu nedenle her yönün anlamlı ve ilgi çekici olduğundan emin olmalısınız.


Alt yapıyı önemsemeden hareket etmek ve sonradan oturtmaya çalışmak


Alt yapı nedir? Pazarlama çabalarınızı yönlendiren teknolojidir. Web siteniz, e-posta otomasyon aracınız, pop-up aracınız, hosting platformunuz, landing page oluşturucunuz, analytics yazılımınız, ürün kataloğunuz, CMS ve ödeme yazılımınız vb. alt yapıyı oluşturur.


Yukarıdakilerin tamamı altyapıdır, buna dijital tesisatınız da diyebiliriz. Eğer tesisatınızla alakalı bir problem yaşıyorsanız, tercihen su basan evinize misafir almazsınız. Aynı şekilde, hızı düşük, cevap vermeyen bir siteyle yapacağınız herhangi bir kampanyanın çalışmasını beklemek saflık olabilir.


Bununla daha önce ne yazık ki ben de birebir karşılaştım. Teknik konularla uğraşmak zor geldiğinden, pahalı olduğundan veya olayı sadece kreatif ve reklama bırakmanın çözüme ulaşacağını düşünmekten dolayı alt yapı problemi çözülemedi. Eğer bu konuyla alakalı kendinizi yorgun hissediyorsanız, dışarıdan destek alabilirsiniz.


Örneğin, web sitenizin hızını optimize etmek için çaba göstermezseniz, sayfaların yüklenmesini bekleyemeyen ziyaretçileri kaybedersiniz. Veya e-posta teslim edilebilirliğinizle ilgili bir kontrolünüz yoksa, e-posta metninizin ne kadar iyi olduğu önemli olmayacaktır çünkü mesajlarınız alıcının gelen kutusuna ulaşmayacaktır.


Bu teknik şeyler sizi korkutmasın. Hiçbirini tek başına halletmek zorunda değilsiniz. Alt yapınızı düzgün bir şekilde kurmak için size yardımcı olabilecek çok fazla profesyonel var. Kullandığınız platformlarla çalışmış uzmanlarla görüşmenizi tavsiye ederim.

Belirli davranışlara yönelik optimizasyon yapmamak


Psikolojiyi seviyorsanız, bu bölüme seversiniz. Çünkü iyi pazarlama, yüksek dozda davranışsal psikoloji içerir.


Dolandırıcıların her şeyden habersiz bir kalabalığın üzerinde oynamaya çalıştıkları “akıl oyunlarından” bahsetmiyorum. Sadece insan davranışları ve insanları harekete geçmeye neyin motive ettiği hakkında bilgi edinmeye ilgi göstermekten bahsediyorum.





Günün sonunda, en iyi pazarlamacıların "inadı" nasıl azaltacağını ve her adımda izleyici için motivasyonu nasıl artıracağını bildiğini fark edeceksiniz. Her şey inadı azaltmak ve motivasyonu artırmakla ilgili.


Yanlış zamanlarda yanlış kanalları kullanmak



Mecralar, bir kampanyanın can damarıdır. Hedef kitlenizi teklifinize ve mesajınıza bağlayan otoyol gibidir.


Ve mecralar inanır mısınız ama her yerde. Arama motorları mecralardır. Sosyal medya platformları mecralardır. E-posta pazarlama bir mecradır. Liste uzayıp gider.


Az önce bahsettiğim bu üç mecra –arama, sosyal ve e-posta– muhtemelen ilk önce öğrenmeniz gereken en önemli üç kanaldır. Bu üçünde işleri ilerletebilirseniz, sonsuz trafik oluşturabilir ve işleri bir adım öteye taşıyabilirsiniz.



Bunun yanı sıra, hem organik hem de paid trafik, stratejinizde kilit rol oynamalıdır. Ancak çoğu zaman, farklı kanalları keşfederken ve trafik oluşturmaya başladığınızda, özel ihtiyaçlarınız için diğerlerinden çok daha iyi çalışan birkaç tane daha mecra bulacaksınız.



Bunlar, aynı zamanda ölçeklendirmeniz gereken mecralar olacak.


Datayı göz ardı etmek



Data hakkında konuşmadan growth marketing konuşamayız. Verileri incelemeyi sevmiyorsanız, kendinize growth marketer diyebilir misiniz? Data, oyunun çok büyük bir parçası.


Hiçbirimiz datadan anlamak için data science okuluna gitmek zorunda değiliz. Ben kişisel olarak bir data geeki değilim, ancak bir pazarlama kampanyasını optimize etmek veya veriye dayalı yeni fırsatlar keşfetmek için ihtiyaç duyduğum içgörüleri ortaya çıkarabilecek kadar bilgim var. Gerçekten yapabilmeniz gereken tek şey bu.




Yeni başlayanların quantative ve qualitative dataya hakim olmasını tavsiye ederim.




Peki ya şimdi?


Her hafta growth marketing ile ilgili yeni bir yazı paylaşıyorum. Haberdar olmak için e-posta adresinizi bırakmayı unutmayın.



Hizmetlerimden faydalanmak isterseniz bana ulaşın.




Her şey zamanla çok daha güzel olacak. Sevgiler.




33 views0 comments

Recent Posts

See All
 

Thanks for submitting!